İstanbul’un Kayıp Zamanı!

İstanbul, dünya trafik yoğunluğu endekslerinde (TomTom, INRIX) sürekli olarak ilk üç sırada yer almakta olup, 2025 verilerine göre birinci sıradadır. İstanbul’da bir kişi yılda ortalama 118 saatini sadece dur-kalk trafikte kaybediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, İstanbul iline kayıtlı otomobil sayısı 2020 yılında 3 milyon iken, Kasım 2025 itibarıyla 4 milyonu aşmıştır. Bu artış hızının devam etmesi durumunda, dünya trafik yoğunluğu endeksleri sıralamasında birincilik uzun bir süre el değiştirmeyecektir.

Tüm bu veriler ışığında, İstanbul gibi metropollerde yaşayanların en büyük sorunu trafikte geçirilen zaman kaybı olmaya devam edecek ve ne yazık ki bu oran daha da artacaktır. Bu durum, “zaman yönetimi” ve “yaşam kalitesi” dengesi açısından önemli bir sorun teşkil etmektedir.

Bu durumun ne gibi sonuçlar doğurabileceği değerlendirilmelidir.  Bu, yalnızca bir rakam olarak algılanmamalıdır. Yalnızca işe gidip gelme düşüncesi bile bireyin stres ve kaygı seviyesini artırabiliyorken, bahsedilen kaybolan zaman neredeyse 2,5 haftalık bir mesaiye, yani yıllık izin süresine karşılık gelmektedir.  Unutulmamalıdır ki bu veriler ortalama değerlerdir. Bu kayıp zaman, bireye yalnızca stres vermekle kalmayıp, aynı zamanda hem iş performansını hem de özel hayatını olumsuz etkilemektedir. 

Bireylerin yaşadığı tükenmişlik sendromu ve motivasyon kaybı, şirketlerin genel verimliliğini olumsuz etkileyen önemli faktörler olup, kurumlar açısından da bir maliyet unsuru teşkil etmektedir.  Zira, bireyin stresli ve yorgun olması, iş performansını ve verimliliğini düşürebilmektedir.

Bu bağlamda, bireyler genellikle iki farklı yaklaşım sergilemektedir: Durumu kabullenmek veya çözüm üretmeye odaklanarak, servis, toplu taşıma veya özel araç kullanımı yerine motosiklet kullanmayı tercih etmek.

TÜİK verilerine göre, İstanbul’da 2020 yılında 375 bin adet olan motosiklet sayısı, Kasım 2025 itibarıyla 900 bine ulaşarak 2,4 kat artış göstermiştir. Bu rakam, İstanbul’daki toplam otomobil sayısının dörtte birine tekabül etmektedir.  Motosiklet satış rakamlarının bu seviyelere ulaşmasında, mesleki gereklilikler nedeniyle motosiklet kullananların yanı sıra, bireysel araç, toplu taşıma veya servis kullanımından kaçınarak zaman tasarrufu sağlamak amacıyla iki tekerlekli araçları tercih edenlerin de önemli bir rol oynadığı gözlemlenmektedir.

İstanbul’da motosiklet kullanımının bireylere sağladığı faydalar şunlardır:

  1. Zaman Tasarrufu: Motor kullanıcı deneyimleri ve sürüş analizleri, otomobille 1,5-2 saat süren (örneğin Mecidiyeköy-Kadıköy gibi) rotaların motosikletle 25-30 dakikaya indirilebildiğini göstermektedir. Bu durum, bireylere serviste, toplu taşımada veya kendi araçlarında geçirdikleri günlük 2-3 saatlik zamanı geri kazanma imkânı sunmaktadır.
  2. Uyku Kalitesi ve Zihinsel Sağlık İlişkisi: İşe gidiş stresi, akademik araştırmalarla ortaya konulan bir olgudur. Bu araştırmalar, işe gidiş süresindeki her 10 dakikalık artışın depresyon riskini %1,1 oranında yükselttiğini ve iş tükenmişliğine yol açabileceğini göstermektedir. Buna karşılık, motosiklet kullanımının terapötik etkileri, Brain Research (2021) dergisinde yayımlanan bir çalışma ile desteklenmektedir.  Bu çalışma, motosiklet sürmenin otomobil sürmeye kıyasla kortizol (stres hormonu) seviyesini %28 oranında azalttığını ortaya koymaktadır.
  • Uyku: Motosiklet kullanımının bir diğer avantajı da uyku kalitesinin artmasıdır. Erken kalkma zorunluluğunun azalması, yani motosiklet sayesinde daha geç yola çıkılabilmesi, uykunun daha verimli alınmasını sağlayarak gün içindeki bilişsel fonksiyonları ve genel zindeliği olumlu yönde etkilemektedir.
  • Odaklanma: Yapılan bir araştırma sonucuna göre düzenli motosiklet kullanımının beynin prefrontal korteksini aktif tuttuğunu ve bilişsel işlevleri (hafıza, odaklanma, problem çözme) geliştirdiğini kanıtlamıştır. Bu durum, çalışanlar için doğrudan daha yüksek iş performansı anlamına gelebilir.
  • Zindelik: Uzun süreli trafikte hareketsiz kalmanın neden olduğu fiziksel ve zihinsel yorgunluğun, sürüş esnasında aktif bir odaklanma ile telafi edilmesi, çalışanların işbaşı yaptıklarında daha zihinsel olarak hazırlıklı olmalarını sağlayabilir.

Verilen tüm bu bilgiler ışığında, motosiklet kullanımının bir tercih olmaktan çıkıp bir ihtiyaç haline gelmesi, şirketlerin bu durumu “görmezden gelmek” yerine “yönetmesi” gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kaynaklar

  1. “Modulation of attention and stress with arousal: The mental and physical effects of riding a motorcycle” (Brain Research Journal, 2021).
  2. “Riding a Motorcycle Affects Cognitive Functions of Healthy Adults” (Tohoku University Study by Dr. Ryuta Kawashima).
  3. Türkiye İstatistik Kurumu Motorlu Kara Taşıtları İstatistikleri (2020-2025 karşılaştırmalı veriler).
  4. INRIX Global Traffic Scorecard (2025).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir